YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21625
KARAR NO : 2013/5495
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, babası …’e ait sağlık karnesi ile sağlık raporuna dayanarak ilaç yazdırdığı, reçetelerde yazılı bulunan ilaçların sanık tarafından başka bir yerde oturan babasına kullanması için gönderildiği, her ne kadar katılan kurum reçetede yazılı ilaçların bir kısmının …’e gönderilmediğini ve bu şekilde kurumun zarara uğratıldığını iddia ettiği olayda, dolandırıcılık suçunu işlediğine ilişkin cezalandırılmasına yeterli delil elde edilemediğinden beraatine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.