Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21698 E. 2013/5804 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21698
KARAR NO : 2013/5804
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği ve sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın babası katılana ait gayrimenkulde kiracı olan…’a kendisi tarafından düzenlenen kira kontratı ile giderek, kiraya veren kısmına katılanın ad ve soyadını yazıp onun yerine imza attığı ve kira bedellerinin kendi banka hesabına yatırılmasını sağlayarak dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği somut olayda;
1-Dolandırıcılık suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
UYAP’tan alınan nüfus kayıt örneğine göre katılanın sanığın babası olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması gerektiği, sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçundan … herhangi bir maddi zararının bulunmadığı da gözetilerek kayden sabıkasız olan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “müdahilin zararı karşılanmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.