YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21716
KARAR NO : 2013/5538
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılana ait Ni-Do Tekstil Limited Şirketinde Pazarlamacı olarak çalışan sanığın, şirket adına mal sattığı müşterilerinden almış olduğu çek ve nakit paraları şirkete vermeyip uhdesinde tuttuğu ve bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; mahkemenin 21.03.2008 tarihli ara kararıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması yönünde karar almasına rağmen, katılanın 2006 yılına ilişkin defteri bulamaması nedeniyle bu ara karardan dönülmüş ise de; katılan vekilinin temyiz dilekçesine göre söz konusu defter ve belgeler … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2009/914 esas sayılı dava dosyası arasında olduğu anlaşıldığından, 2006 yılına ilişkin defter ile sanığın sattığı mallara ilişkin belge ve faturalar temin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.