YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21748
KARAR NO : 2013/5444
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanık …’nın … Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğu, diğer sanık …’ın eczanede başkalfa olarak çalıştığı, sanıkların …, …, …, …, …, …, … isimli sahte ilaç küpürlerini Emekli Sandığı’na fatura ettikleri ve karşılığında 92.172.57 TL kurumu zarara uğrattıklarının iddia edildiği, Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.03.2007 tarih 2005/397 esas 2007/99 karar sayılı ilamında, sanık …’nın Bağkur Genel Müdürlüğü’ne karşı açtığı sözleşmenin fesh edilmesi ile ilgili “el atmanın önlenmesi” davası sonunda ilaç kutuları üzerindeki küpürlerin sahteliğinin çıplak gözle anlaşılamayacağı, o sebeple ilaç kutularının sahteliğini bilmeden ecza depolarından alınmış olması nedeni ile sözleşmenin feshinin haksız olduğuna karar verildiği, bu kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından onanmış olduğu, sanıkların suça konu ilaçları değişik ecza depolarından almış oldukları ve çıplak gözle küpürlerin sahte olduklarını anlayamadıkları yolundaki savunmalarının aksine dosyada cezalandırılmalarına yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, sanıkların atılı suçtan beraatlerine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.