Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21809 E. 2013/6155 K. 04.04.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 01.02.2024 18:10


YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21809
KARAR NO : 2013/6155
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; mağdure ...'nın Eylül 2005 tarihinden itibaren komşusu olarak gördüğü ve kendisini ... Uzman doktor... E. olarak tanıtan sanığın, zaman içerisine muhtelif söz ve davranışlarla güven telkin ederek; mağdure, eski eşi mağdur ... ve kızları-tanık ... ile samimiyet kurduktan sonra birbirinden bağımsız zaman ve ortamlarda önce mağdureden acilen bir borcunu ödemek ve kısa zamanda iade etmek yalanı ile 400 TL para aldığı, sonra da Şubat 2006'da ... staja gideceğini, hastanede ilişik keserken yüklü miktarda yolluk alacağını, o zaman iade edeceğini bildirirek 1500 TL parayı mağdurdan aldığı ve fakat zaman içerisinde çeşitli oyalayıcı sözler-yalanlar söyleyip aldığı bu paraları iade etmeyerek haksız yarar sağladığı, nihayetinde kovuşturma aşamasında ödemede bulunarak iki ayrı " dolandırıcılık" suçunu işlediğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına ihtilafın hukuki olduğuna delil takdirinde hata yapıldığına, mahkumiyete yeter delil olmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.