YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21855
KARAR NO : 2012/44638
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; …ndan bir arazi satın alan katılan …’un bu arazi üzerindeki hacizleri kaldırmak, devrini sağlamak ve davacı vekili Avukat …’a verilmek üzere lehdar olan sanık Avukat …
‘a üç adet çek keşide ederek vermesi karşısında sanığın, vekalet ilişkisinden kaynaklanan güveni kötüye kullanarak çeklerin arkasını imzalamak suretiyle ciro ettiği ve eşi olan tanık …’a özel işlerinde kullanmak üzere verdiği, …’ın da bu çekleri imzalamak suretiyle ciro ederek üçüncü şahısların eline geçmesini sağladığı, sanığın bu suretle müvekkilinin işinde, müvekkili adına kullanması gereken çekleri müvekkili ile aralarında yapılan anlaşmaya aykırı olarak tanık eşine vermek suretiyle kişisel işlerinde kullandığı, bu şekilde icra ettiği avukatlık mesleğinden kaynaklanan güveni kötüye kullanarak üzerine atılı suçu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa verilen sonuç cezanın adli para cezası olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 53/5.maddesindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, TCK’nın 53/5.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.