YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21870
KARAR NO : 2013/5407
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Diyarbakır Bismil İlçesinde, pamuk destekleme primi almak için yapılan başvurularda yoğun yolsuzluklar yapıldığı ihbarı üzerine, üreticilerin 2006 yılında pamuk ektikleri yerlerin tespitine yönelik Landsat uydu görüntülerinin incelenerek beyanlarındaki bilgileri içeren ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlarındaki parsellerin uydu fotoğrafları vasıtasıyla kontrol edildiği, kontrol sırasında beyan ettikleri bir kısım yerlere pamuk ekmediklerinin belirlendiği, alınan ifadelerinde bu defa beyan ettikleri yerler dışında kalan pamuk ektikleri yerleri göstermeleri nedeniyle suç kastının tespiti açısından, üreticilerin ektiklerini iddia ettikleri yerlerin kadastro görevlileri tarafından GPRS ile ölçümünün yapıldığı, ÇKS ve PKS (prim kayıt sistemi) kayıtları ile Kadastro ve Tarım İl Müdürlüğü temsilcilerince mahallinde düzenlenen tespit tutanaklarının müştereken değerlendirilmesi neticesinde; sanığın toplam 79223,00 metrekarelik alanda pamuk üretimi yaptığını beyan etmesine rağmen toplamda 70593,49 metrekarelik alanda pamuk ektiğinin tespit edildiği, beyan ettiği alan ile fiilen ekim yaptığı alan arasında 8629,51 metrekarelik farklılık bulunması nedeniyle 1173,09 TL haksız destekleme primi almak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda;
2006 Yılı Ürünü Kütlü Pamuk, Yağlık Ayçiçeği, Soya Fasülyesi, Kanola, Aspir ve Zeytinyağı Üreticilerine Destekleme Primi Ödenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı Uygulama Tebliği hükümleri gereğince, üreticinin elde ettiği pamuğun kilogramı başına ödeme yapılacağının belirlenmesinden hareketle; sanığın, PKS kaydına göre, 79223,00 metrekare alanda pamuk ekiminin gözüktüğü, teknik bilirkişilerce yapılan ölçüm ve Lansdat uydu görüntülerine aplike sonucunda fiilen 70593,49 metrekare alanda pamuk ektiğinin tespit edildiği, bu miktarın dekar başına elde edilebilecek azami miktar olan 600 kg ile çarpılması sonucu fiilen ekili olduğu tespit edilen alanda 42,356,094 kg pamuk elde edebileceği, oysaki sanığın müstahsil makbuzlarına göre toplam 36100 kg sertifikalı kütlü pamuk satışı yaptığının anlaşıldığı, böylece fiilen ekili olarak tespit edilen arazilerde sattığından daha çok miktarda pamuk elde edilebileceğinin imkan dahilinde olduğu gözetilerek, sanığın fiilen ürettiğinden fazla miktarda pamuk satışı yapmış gibi mühtahsil makbuzu aldığı hususunda savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.