Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21906 E. 2013/5735 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21906
KARAR NO : 2013/5735
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihinde sanıklardan … ve …’ın Denizli iline giderek müştekinin satılığa çıkardığı aracını almak üzere talip oldukları, bu aracı 14.500 TL ye satın almak üzere anlaştıkları ve müştekiye 3.500 TL peşin para verdikleri,aracı sanık …’ın eşi olan ve Ispartada bulunan sanık …’ın üzerine alacaklarını söyleyip kalan parayı da devir yapıldığında vereceklerini beyan ettikleri, katılan ile birlikte Ispartaya giderek sanık …’ın adına noterde aracın satışını yaptıkları, daha sonra birlikte sanıkların köyüne gittikleri, burada altınları bozduramadıklarını söyleyerek kalan para için müştekiye senet verdikleri ve senet bedelini de ödemediklerinin anlaşıldığı olayda, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.