Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21907 E. 2013/5742 K. 28.03.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 17:32


YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21907
KARAR NO : 2013/5742
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Galericilik yapan sanığın, akıl hastası olan mağdur ...’ın babasından miras kalan traktörünü piyasa değeri 11.000 TL olmasına rağmen 10.000 TL’ye satın alıp kendisinde bulunan ... marka otoyu da 14.000 TL sayarak ...yı mağdura verdiği ve 1.000 TL bedelli 4 adet bono aldığı, mağdurdan aldığı bu traktörü galericilik yapan tanık ...’na 10.750 TL’ye satarak mağdur ...’dan vekaletname alarak derhal satışını yaptığı ancak mağdura ...’nın satışını vermediği, mağdurun 3-4 gün araca bindikten sonra sıkıldığı ve tekrar sanığın iş yerine giderek bu aracı verip orada bulunan eski bir Kartal otoyu almak istediği, sanığın da bunun üzerine ... marka aracın altında ve aynasında 1.500 TL hasar olduğunu, Kartal marka aracın 5.000 TL edeceğini beyan ederek sanığa 3.500 TL verip senetleri vermeyerek kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık hukuki mahiyette olup suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.