YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22130
KARAR NO : 2013/5327
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Acıdere köyüne, … plaka sayılı araçla geldiği, yolda karşılaştığı … isimli kişiden, … isimli kişinin evini sorduğu, sanığın bu eve gidip geldikten sonra, bu kez katılanın evini sorduğu, tanıkla birlikte katılanın evine gittikleri, sanığın, burada koyun bakacağını, katılanla telefonda konuştuğunu söylediği, katılan …’in o anda evde bulunmadığı, katılanın eşiyle görüşen sanığın, hacı olduğunu, yardım amaçlı olarak koyun alacağını, bundan katılan eşinin haberinin olduğunu söyleyerek iki adet koyun aldığı, akşam gelerek üç adet koyun daha alacağını, parayı birlikte vereceğini söylediği, bu arada katılanın eşinin, katılanı telefonla aramasına rağmen ulaşamadığı, sanığın oradan ayrılarak bir daha geri gelmediği, katılanın eve dönmesiyle olayın anlaşıldığı, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın, … plaka sayılı araçla köye geldiğinin sabit olması, sabıkalı olan ve hayvan alım satımı işi yapmayan ve hacı da olmayan sanığın, daha önce tanımadığı ve aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmayan katılanın evine gelerek, kendisinin hacı olduğunu, yardım amaçlı olarak kurban keseceğini, katılanla daha önce konuştuğunu söyleyerek karşı tarafta güven telkin etmesi, özellikle katılanın evde olmadığı bir ana denk getirerek gelmesi, akşam geleceğini söylemesine rağmen gelmemesi, yargılama sırasında, koyunları kendisinin gidip aldığını belirtmesine rağmen, daha sonraki ifadelerinde, koyunları … isimli kişinin aldığını, kendisinin almadığını söylemesi, … isimli kişinin açık kimlik bilgilerinin açıklanamaması, buna rağmen katılanın evine tek başına geldiğinin katılanın eşi ve tanık … tarafından doğrulanması, araç kullanmayı bilmediğini beyan etmesine rağmen, aracı kullanarak köye geldiğinin iddia edilmesi, birbirlerini dahi tanımayan kişiler arasında hayvan alım ve satımının ne şekilde yapıldığının ispatlanamaması, iddiaların savunmaya yönelik inkar mahiyetinde olması, sanığın, yanına …’yı da alarak, karşı tarafta güven telkin etmesi, katılanın sanığı tanımaması, bu nedenle katılanı hileli hareketlerle ikna ederek haksız menfaat temin etmiş olmasının sabit olması karşısında, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.