Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22253 E. 2013/5595 K. 27.03.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 17:29
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22253
KARAR NO : 2013/5595
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık,bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanığın müteahhitliğini yaptığı inşaatta bir süre çalışan katılanın, inşaattaki dairelerden birini almak istemesi üzerine tarafların aralarında sözleşme yaptıkları,
sözleşme uyarınca 15.000 TL peşin veren katılanın kalanı için senet verdiği, sanığın inşaatı tamamlamadan ortadan kaybolduğu ve edimini yerine getirmediği ayrıca katılanın vermiş olduğu senetleri tahsil etmek amacıyla bankaya verdiği ödenmeyince de protesto edildiği böylece yüklenen suçları işlediği iddiasıyla açılan davada; suça konu senetlerin daire satışı nedeni ile aralarında yapılan sözleşme uyarınca sanığa verildiği, taraflar arasındaki olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu değerlendirmesi ile beraat kararı vermesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;O Yer C.Savcısı ve katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.