Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22254 E. 2013/5854 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22254
KARAR NO : 2013/5854
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kendisini mühendis … olarak tanıtarak katılan …’un kardeşi tanık … ‘le konuştuğu, sanığın, yurtdışına çalışmak üzere işçi götüreceğini söylediği, … ‘in durumu katılan …’a anlattığı, … ‘un sanıkla görüşmeye başladığı, sanığın pasaportu olanlardan 150.00 TL olmayanlardan 300.00 TL aldığını söylediği, katılan …’un durumu amcasının oğlu …’a ilettiği, …’un da, diğer katılanlara bilgi verdiği, sanığın telefon numarasını alan sanıkların ayrı ayrı sanığı aradıkları, sanığın aynı şekilde iş bulma vaadini tekrarlayarak hesap numarasını katılanlara verdiği ve katılanların da , sanığın hesabına ayrı ayrı havale yaptıkları, sanığın, pasaportların Ankara’ya gönderilmesi halinde vize yapılabileceğini söylediği, durumdan şüphelenen katılanların sanıkla Ankara’da buluştukları, sanık burda da şirket yetkililerini tanıdığını belirtmesine rağmen telefon numaralarını katılanlara vermediği, katılan …, gitmekten vazgeçtiğini
belirterek parasını istemiş ise de, sanığın, parayı harcadığını belirttiği, sanığın, kendisini bir şirketin yönetici olarak gösteren … isimli kişinin asıl kendisini dolandıran kişi olduğunu, kendisinin bu kişiye aracılık ettiğini belirtmiş ise de, bu kişinin açık kimlik bilgilerini, adresini veya kim olduğunu açıklayamadığı, böylece sanığın, iş bulma vaadiyle katılanlardan haksiz menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda suçun işlendiği gerekçesiyle mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, bütün katılanlarla ayrı ayrı telefonda konuşarak hileli hareketlerde bulunduğu, paranın katılanlar tarafından ayrı ayrı sanığın hesabına yatırıldığı dikkate alınarak her bir katılan sayısınca ayrı suç oluştuğu gözetilmeden, koşulları oluşmayan zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 01/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.