Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22396 E. 2013/5766 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22396
KARAR NO : 2013/5766
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Açığa imzanın kötüye kötüye kullanılması, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan sanık …’ın yargılama esnasında hayatını kaybeden …’na ait şirkete iş yerini kiraya verdiği, kira ilişkisine esas olmak üzere kiracısı … olan bir kira sözleşmesini düzenleyip, onun adına imzalamak suretiyle bu sözleşmeye istinaden katılan sanık … aleyhine kira alacağından doğan tahliye istemli icra takibine başvurduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre kira sözleşmesi altındaki … adına atılan imzasının taraflara ait olmadığının tespit edildiği, sanık … ve annesi …’nun kira bedelini …’a öderken açığa attırdıkları imzalı belgeyi borç senedine dönüştürülerek aleyhine icra takibi başlattıkları iddiasıyla açılan davada;sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesi ile verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile katılan sanıklar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 04.01.2008 tarihinde öldüğünün dosya içerisindeki nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.