Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22517 E. 2013/6540 K. 09.04.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 01.02.2024 21:45


YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22517
KARAR NO : 2013/6540
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
...


Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan ... 'ın, evlenme niyeti olduğunu öğrendiği mağdurla irtibata geçerek Eskişehir'e çağırıp görüştüğü ve ablası olduğunu söylediği diğer sanık ...'yı evleneceği bayan olarak tanıttığı, sanık ...'nın mağdurla evlenmeyi kabul ettiğini söylediği, sanıkların mağdurdan sanık ...'nın kira borcu olduğunu söyleyerek 2.460 TL istedikleri, mağdurun 2.000 TL vermeyi kabul ettiği ancak üzerinde yeteri miktarda para bulunmadığından yanında bulunan 200 TL parayı verdiği, ertesi gün buluşmak üzere ayrıldıkları ancak mağdurun sanıklarla görüştüğü telefon numarasının başka birisine ait olduğunu öğrenmesi üzerine durumdan şüphelendiği ve polislere haber verdiği, ertesi gün mağdurla tekrar buluşan sanıkların polislerce yakalandıkları
sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "50 gün" ve "1.000 YTL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün" ve "100 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.