YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22523
KARAR NO : 2013/6553
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Şikayetçi … vekilinin, 06.11.2008 tarihli dilekçeyle temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşıldığından, katılan Çukurova Üniversitesi Rektörlüğü vekilinin temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk …’ın kovuşturma aşamasında 18 yaşını tamamlamasına rağmen, diğer suça sürüklenen çocuk …’in hüküm tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olması karşısında yargılamanın kapalı oturumlarda gerçekleştirilmesi gerekirken bazı oturumların açık yapılması ve hükmün aleni okunması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine muhalefet edilmesi telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Lösemi hastası olan suça sürüklenen çocuk …’ın, süresi biten kendisine ait yeşil kart vizesini yeniletmek için müracaatta bulunduğu, ancak bu sırada hastalığının nüksetmesi üzerine diğer suça sürüklenen çocuk …’e ait yeşil kartla Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Ana Bilim Dalı Başkanlığına müracaat ederek tedavi olduğu, tedavi masraflarının katılan kuruma fatura edildiği ve bu şekilde suça sürüklenen çocukların birlikte nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; yeşil kart sağlık karnesi bulunan ancak vizesinin süresi dolan suça sürüklenen çocuk …’ın müracaatı üzerine 27.03.2007 tarihinde yeşil kart vizesini yaptırdığı gibi, suç tarihi itibariyle hiçbir sosyal güvencesi olmayan ve ödeme gücü de bulunmayan suça sürüklenen çocuktan sağlık hizmet bedellerinin alınamayacağı ve bu nedenle herhangi bir zararın söz konusu olmayacağı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuklar hakkında unsurları itibariyle oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “CMK’nın 223/3-b maddesi gereğince sanıklara ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak; yerine “CMK’nın 223/2.a maddesi uyarınca suça sürüklenen çocukların beraatine” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.