Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22582 E. 2013/6247 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22582
KARAR NO : 2013/6247
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisini belediye çalışanı olarak tanıtıp, şikayetçinin yardım alıp almadığını sorduğu, kömür yardımı bile almadıklarını söyleyince telefon ile müdürüm diye hitap ettiği kişi ile konuşuyormuş gibi yapıp, “sizi şikayet etmişler senin boynundaki zincirden başka bir künyen ve bir yüzüğün varmış” dediği, şikayetçinin boynundaki zincire bakmak için aldığı ardından yardım için gelecek ekip aracına bakıyormuş gibi yapıp olay yerinden uzaklaştığı şeklinde gerçekleşen eylemde dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2. maddesi ile birlikte 50/1-a ve 50/3 maddelerinin gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK ‘un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 4. fıkrasından TCK’nun 50/1-a ve 50/3 maddeleri ibaresi çıkartılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.