Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22638 E. 2013/6484 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22638
KARAR NO : 2013/6484
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyiz isteğinin sanık …’dan geldiği anlaşıldığından, inceleme bu sanık ile sınırlı olarak yapılmıştır,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, aracı çalınan şikayetçi ile görüşüp aracını çalan kişilerden bulup getirebileceğini kendisinin bu tür şahısları tanıdığını söylediği, sanık …’in bir süre sonra şikayetçiye aracını buldum 2.300 TL verirsen aracını getiririm diyerek şikayetçiden parayı aldığı ancak aracı getirmeyip ortadan kaybolduğu anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK’nın 158/1-b maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, sanığın mağdurun içinde bulunduğu tehlikeli veya zor şartlardan yararlanarak haksız menfaat sağlaması gerekir, bu durum madde gerekçesinde de ”kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya şartlar, başkalarına

güven duymaya en fazla ihtiyaç duyduğu anlardır. Kişinin örneğin doğal afet veya trafik kazasına maruz kalmasında ya da hastalığı yüzünden içine düştüğü çaresizlikten yararlanılarak aldatılması daha kolaydır.” denilerek açıklanmış olup, olayda ise aracı kayıp olan şikayetçinin yasa yollara müracaat ederek sonuç elde etme imkanı olması, nedeniyle içinde bulunduğu durumun zor şartlar veya tehlikeli durum sayılamayacağı, sanık tarafından aracını bulurum ancak karşılığında para alırım vaadine inanarak menfaat sağlamasının, TCK 157 maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve buna göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık olarak kabulü ile TCK’nın 158/1-b maddesi ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.