YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22684
KARAR NO : 2013/6339
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın pazarlama elemanı olarak çalıştığı … Ev Gereçleri Pazarlama İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tahsil ettiği paraları şirket hesabına aktarmayarak uhdesinde tuttuğu, makbuz koçanına tahsil ettiğinden daha düşük miktar yazarak aradaki farkı mal edindiği, bir kısım müşterileri arayarak tahsilatın kendi adına olan hesaba yatırılmasını sağladığı, satış yapmadığı halde yapılmış gibi makbuz düzenlediği ve 02.07.2007 tarihinde … akti feshedilmesine rağmen, tahsilat yapmaya devam edip şirket adına makbuz düzenlediği gerekçesiyle zincirleme şekilde güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda;
Sanığın savunmasında kendisine ara ara sigorta yapıldığı için, zaman zaman işe giriş -çıkış işlemi yapıldığı için aslında 5.9.2007 tarihine kadar çalıştığını bildirmesi ve dosya içerisindeki sigortalı hizmet dökümü belgesinin sanığın beyanını destekler mahiyette oluşu, makbuzları ve tahsil ettiği paraları beraber işe çıktıkları ve yetkilisi olan …,… isimli prim elemanlarına verdiğini ve onların da şirkete teslim ettiğini, … hakkında da şikayetin olduğunu beyan etmesi, makbuzlar üzerinde yapılan imza incelemesine dair 03.06.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre, suça konu makbuzlardaki imzaların sanığın eli ürünü olduğuna dair bir tespitin bulunmaması ve hükme esas teşkil eden 28/04/2009 havale tarihli bilirkişi raporu, sanıktan mal alan kişilerin beyanlarını içeren bilgilere dayanması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeksizin tespiti açısından sanığın gerçekte hangi tarihler arasında çalıştığı ve savunmasında adı geçen … hakkında da bir şikayet bulunup bulunmadığı tespit edilip, varsa akıbeti araştırılıp, dava konusu olayla
ilgisine göre değerlendirilmesi, 28.04.2009 tarihli raporun doğruluğunun tespiti ve iddiaları tam olarak karşılaması bakımından sanığın banka hesabına yapılan bir ödeme olup olmadığı da araştırılıp, raporda geçen sanıktan mal alan kişilerin ifadeleri de tespit edildikten sonra, sanığın makbuz koçanına tahsil ettiğinden daha düşük miktar yazarak aradaki farkı mal edindiği bir kısım müşterileri arayarak tahsilatın kendi adına olan hesaba yatırılmasını sağladığı, satış yapmadığı halde yapılmış gibi makbuz düzenlediği ve 02.07.2007 tarihinde … akti feshedilmesine rağmen, tahsilat yapmaya devam ettiğine dair iddialar da değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması gerektiği, sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçundan … herhangi bir maddi zararın bulunmadığı da gözetilerek kayden sabıkasız olan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “müdahilin zararı karşılanmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Güveni kötüye kullanma suçundan verilen hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.