YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22685
KARAR NO : 2013/6371
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklar … ve …’un … ,… ilçesinde katılan …’dan 3 adet hayvanı 2,800 TL bedelle ve katılan …’dan 1 adet hayvanı 1,500 TL bedelle satın aldıkları ve karşılığında 1000 TL verip, parayı …köyünde daha önce sahte çekle hayvan aldıkları …’a vermelerini ve onda olan 4300 TL bedelli suça konu çeki almalarını söyledikleri, katılanların parayı verip çeki aldıkları, bankaya ibrazında çekin sahte olduğunun anlaşıldığı olayda,
1-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün, 50/105, 01.06.1999 gün, 137/146, 10.10.2000 gün, 175/193, 23.10.2001 gün, 226/227 ve 30.05.2006 gün 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesi o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, Kıbrıscık Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07/07/2008 gün ve 2005/119 E. sayılı iddianamesinde ve Kıbrıscık Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/12 E. 2009/21 sayılı görevsizlik kararında, sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı ve görevsizlik kararında nitelenen bu suça bağlı kalınarak yargılamaya devamla karar verilmesi gerekirken, açılmış dava bulunmadığı halde “resmi belgede sahtecilik” suçundan ek savunma hakkı tanınıp, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 325. maddesi gereğince, bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık …’ye sirayetine, 08/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.