Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22693 E. 2013/5795 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22693
KARAR NO : 2013/5795
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … ‘nün 25.08.2004 tarihinde sattığı arazisi için 2005 yılında İlçe Tarım Müdürlüğü’ne başvurarak doğrudan gelir desteği aldığı, 2006 yılında aynı arazi için yine başvuruda bulunmasına rağmen durumun anlaşılması üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığı, sanıklar … ve …’in köy muhtarı ve azası olarak sanığın sattığı arazi ile ilgili yaptığı başvuru formlarını onaydıkları, sanık … …’nün kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs, sanıklar … ve …’in ise görevi kötüye kullanma suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;
Sanık … ‘nün suça konu arazinin tapu kaydını devretttiği, bu arazi için doğrudan gelir desteği alıp, ikinci kez de başvuruda bulunduğu anlaşılmış ise de; tapu kayıtlarının herkese açık olup, sanığın başvurusunu değerlendiren idarenin kendisine düşen araştırmayı yapması halinde durumun farkına varabileciği, sanığın davranışlarının idarenin inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, bu nedenle sanık … … bakımından atılı dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığı belirlenerek tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıklar … ve …’in savunmalarında, sanık … …’nün yurt dışında bulunduğunu, suça konu araziyi sattığını bilmediklerine dair beyanlarının aksini ispat eder delil bulunmaması, sanık … …’nün eylemleri bakımından dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle, sanıkların beraatlerine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.