YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22820
KARAR NO : 2013/6661
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın ticari ilişki nedeniyle alacaklarını tahsil etmek için katılandan eşi …’ı tutukluluktan kurtaracağını söyleyerek hileli hareketlerle senet aldığı daha sonra suça konu senedi icra takibine koyduğu, diğer sanık …’nın Suudi Arabistanda bulunduğu sırada kardeşi Ali’ye yardımcı olmak için Mekke’ye gelen mağdur …’tan ağabeyini tutukluluktan kurtaracağını söyleyerek 15.04.2008 tarihli 10.000 dolarlık adi senet aldığı, bu şekilde sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,delil yetersizliği ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.