YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22854
KARAR NO : 2013/6297
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın babası ve amcasının İzmir’de faaliyet gösteren … Cam Sanayi Şirket’ine ait … plakalı kamyonu amcası …’dan, ev eşyası taşıma bahanesiyle aldıktan sonra yanına suç ortağı olan sanık …’yi de alıp İzmir’den Bursa’ya geldikleri, Sempati Lojistik Şirketi’ne ait tekstil ürünlerini İzmir’e nakletmek üzere firma sorumlusu katılan … ile anlaştıkları, daha önceden kamyona, başka bir kamyona ait … plakasını taktıkları ve sanık …’nın, katılana … adına düzenlenmiş elde edilemeyen sahte sürücü belgesi fotokopisini ibraz ettiği, neticede … sahte kimliği ile nakliyesini aldıkları malları … sahte plaka takılı kamyona yükleyip Bursa’dan hareket ettikleri, Susurluk ilçesine geldiklerinde telefonla haberleştikleri diğer sanıklar … ile …’in de yanlarına geldikleri, burada malları İzmir’e götürmek yerine spot piyasada başkalarına satmaya karar verdikleri ve
anlaşmaya vardıkları, …’in işleri halletmek için İzmir’e döndüğü, …,…,… ‘in de birlikte kamyonu İzmir Darıca ilçesine getirip park ettikleri, sonra üçü birlikte İstanbul Aksaray’daki bir eğlence merkezine gelip oturdukları, burda yanlarına … ‘ın geldiği, pazarlık sonucu, katılana ait 40.000 TL değerindeki malı …’a 9.000 TL nakit para karşılığında sattıkları, bundan sonra kamyonu Darıca’dan getirip Aksaray’da …’ın adamı olan … isimli kişiye teslim ettikten sonra uçakla İzmir’e geldikleri, kendilerinden önce İzmir’e gelen sanık …’in İzmir Havaalanı’nda diğer sanıkları karşıladığı, sonrada satış bedelini aralarında pay ettikleri, sanıklardan …,… ‘nin daha önce diğer sanıklarla kararlaştırdıkları şekilde, teslim aldıkları malı yerine teslim etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu, eylem ve fikir birliği içeresinde hareket eden, malın satılması ve elden çıkartılması için suçun işlenmesine yardım eden diğer sanıkların da hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiklerinin iddia edildiği olayda,
Suçun işlenmesinde, bir kamu kurumu olan Trafik Tescil Büro Amirliğinin maddi varlığı olan sürücü belgesi ile plakanın hile olarak kullanılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanıkların mahkûmiyetlerine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 08/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.