Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23039 E. 2013/6542 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23039
KARAR NO : 2013/6542
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK’un 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmesizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK’nın 226/2. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de, sanığın hazır bulunduğu duruşmada Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmasını talep ettiği ve sanığın da mütalaaya karşı beyanda bulunduğu anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Kendisine ve aile fertlerine ait yeşil kart sağlık karnelerine sahte vize yaptırdığı iddiasından ibaret olayda sanığın savunması ve sağlık karnesine ilaç kaydı yaptırmak için yeşil kart bürosuna bizzat başvurması üzerine yakalanmış olması da dikkate alınarak; suç tarihi itibariyle yeşil kartların üzerlerine yazılan geçerlilik sürelerinin bilgisayar ortamında kaydedilmesinin zorunlu olup olmadığı, yeşil kart sağlık karnelerinin provizyon sistemine tabi olup olmadıkları hususları araştırılıp sonucuna göre yeşil kart sağlık karnelerinin kullanılabilmesi için uzatılan vize sürelerinin bilgisayar sistemine kaydedilmek suretiyle işlemesinin gerekli olduğunun bildirilmesi halinde sahte vize işleminin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmayacağı ve buna göre aldatma yeteneğinin ne şekilde oluşacağı,
Ayrıca suça konu yeşil kart sağlık karnelerinin yasal yollardan elde edinilmesi, hak sahiplerinin edinme hakkının mevcut bulunması, sanığın sözkonusu sahte vize işlemlerini, vize işlemini yenilemek üzere yeşil kart bürosuna gittiğinde görevli zannettiği bir şahsa vererek aynı tarihte yaptırdığını savunması karşısında; suça konu sahte vizelerin farklı tarihlerde yapıldığına dair kesin delil bulunmayıp fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesinin gerekmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ile, Diyarbakır Sağlık Müdürlüğü’nün 07.05.2008 tarihli yazısında her nekadar sanığın ve aile bireylerinin yasal yollardan başvurması halinde koşulları yitirdiğinden vize işleminin yapılmayacağı yazılı ise de, bu konuda karar verme yetkisinin İl İdare Kurulu olduğundan Diyarbakır İl İdare Kurulu’ndan suça konu sekiz adet sağlık karnesinde sahte olarak yapılan 3. vize tarihlerinde, karne sahiplerinin yasal olarak vize yenileme haklarının devam edip etmediği de araştırılarak eylemin 5237 sayılı TCK’nun 211. maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı da tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 09/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.