YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23138
KARAR NO : 2013/6596
KARAR TARİHİ : 10.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen şikayetçi kurum vekilinin 5271 sayılı CMK’nın 260/1.maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenip şikayetçi kurum vekilinin 5271 Sayılı CMK’nın 237/2 ve 238.maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın Ankara Barosuna kayıtlı Avukat olduğu müştekinin vekilliğini üstlenerek, alacaklı müşteki vekili sıfatıyla Ankara 18. İcra Müdürlüğünde yürüttüğü icra takibi nedeniyle tahsil ettiği paraların bir kısmını müştekiye verip, bir kısmını da uhtesinde tuttuğu ve yine müştekinin talimat ve izni olmadan borçları ile elli bin TL ödenmesi hususunda 08.03.2006 tarihli protokolü düzenleyerek müşteki hakkında Ankara 14 İcra Hakimliğinin 2006/670 Esas sayılı dosyada icranın geri bırakılması kararının verilmesine neden olduğunun iddia edildiği somut olayda;
Alacaklı müşteki ile sanık avukat arasında yapılan sözleşme uyarınca vekalet ücretinin 5.016 olacağı, takip miktarı itibari ile icranın takdir edeceği vekalet ücreti ise, 4.493 olacağı, sanığın alacağı vekalet ücreti yapılan
sözleşme uyarınca alacağı toplam miktar ile uhtesinde tuttuğu hesaplamalar sonucu, uhtesindeki paranın 3.125.00 TL olduğu, sanığa atfedilecek herhangi bir ihmalin söz konusu olmadığı, 1136 sayılı avukatlık yasasının 73 ve 74 maddeleri çerçevesinde vekalet ücreti alacağının henüz mevcut olduğu, uhtesinde para tutmanın söz konusu olmadığı, miktarı belirtilen paranın ise, vekalet alacağını karşılamadığı, bu nedenle sanığa atfedilecek bir kusur bulunmadığı yine incelenen vekaletname uyarınca adı geçen sanığın davadan feragate sulh ve ibraya ilişkin yetkilerinin bulunduğu, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği, bütün işlemlerin imzalanan protokoller vekaletname yasa çerçevesinde yürütüldüğü anlaşılmakla;atılı suçların unsurlarının oluşmadığına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.