Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23172 E. 2013/6394 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23172
KARAR NO : 2013/6394
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in, hayvanlarını satmak için bekleyen katılanın yanına giderek hayvan pazarının hemen yukarısında bulunan yoksul öğrencilerin barındığı yurdu katılana göstererek, yabancı kişilerin bu yurda büyükbaş hayvan satın alıp bağışlamak istediklerini, hayvanları Euro karşılığında satın alacaklarını, kendisine de bozuk para lazım olacağını, bu nedenle dövizciye gitmeleri gerektiğini söyleyerek katılanı döviz bürosuna götürdüğü, katılanın 1500 TL. karşılığında 850 Euro aldığı, sanığın, bu parayı muhasebecine vermek zorunda olduğunu, onun paraları toplamasından sonra bu parayı da vereceğini söyleyerek, katılandaki dövizi istediği, katılanın da sanığa inanarak 850 Euro’yu verdiği, sanık ile katılanın daha sonra Alanya sanayi
sitesinde nakliyecilik işi yapan tanık …’ü buldukları, sanığın …’e “hayvanları almak için siz önden gidin, ben arkadan geliyorum” dediği, katılanın tanık …’ün aracına binerek hayvan pazarına gittikleri esnada, sanığın para ile birlikte uzaklaştığı ve parayı geri vermediği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.