Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23198 E. 2013/6280 K. 08.04.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 11:26
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23198
KARAR NO : 2013/6280
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mağdur ...'e verilen 7.750 TL bedelli çekle ilgili olarak, mağdurun şikayetçi olmaması ve verilen beraat kararını temyiz etmemesi karşısında, katılan ...'e verilen 5.500 TL bedelli çekle ilgili olarak, özel belgede sahtecilik ve bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararlarıyla sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdur ... isimli kişiye ait ...,... Şubesince verilen boş çek yapraklarının çalındığı, suça konu keşide yerleri bulunmayan 15/08/2005 keşide tarihli ve 5.500 TL bedelli çekin, ev eşyalarının satın alınması karşılığında katılan ...'a verilen senetlerin ödenmemesi üzerine verildiği, suça konu çeklerde yer alan keşideci imzasının mağdur ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, böylece sanıkların iştirak halinde bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia edilen olayda,
Yargılamanın Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılmış olması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, katılana çek verdikten önce borçlandığı, önce katılana senet verdiği, borçların ödenmemesi nedeniyle buna karşılık olmak üzere daha sonra suça konu çekin verildiğinin anlaşılması karşısında, çekin önceden doğmuş bir borç nedeniyle sonradan tanzim edilerek verilmesi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sonuç olarak verilen beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ...'ın savcılıktaki ilk ifadesinde, kiraz satışı karşılığında, suça konu çeki aldığını, alıcı olan kişinin kendisini ... olarak tanıtarak suça konu çeki verdiğini, bu kişileri ilk defa gördüğünü belirtmesine rağmen, mahkemede ise, ... ile sürekli alışveriş yaptığını belirttiği, Sanık ...'ın üzerinde yapılan aramada, mağdur ...'e ait boş çek yapraklarının ele geçirildiği, adı geçen sanık, bu boş çek yapraklarının daha önce tanımadığı kiraz almaya gelen ve ... olarak kendini tanıtan kişi tarafından kendisini verildiğini belirtse de, kişinin kendi adına hazırlanan boş çek yapraklarını hiç tanımadığı birine vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanık ...'ın, sürekli alışveriş yaptığı ve kendisine çek verdiğini belirttiği kişinin açık kimlik bilgileri ve adresini bilmemesinin yine hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanık ... ile sanık ... beyanları arasında çelişki bulunduğu, sanık ...'ın, ... isimli kişiyle arasında söz konusu mal alım ve satımını ispatlayacak fatura, irsaliye veya herhangi bir belge ibraz edemediği, bu nedenle sanıkların, çekin başka bir kişi tarafından kendilerine verildiği iddialarının, inkara yönelik savunma mahiyetinde olduğu, çalınan boş çeklerin, sanıklar tarafından hazırlanarak piyasaya dağıtıldığına dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı deliller bulunduğu, çekin sanıklar tarafından katılana verildiğine dair bir kuşku bulunmadığı da gözetilmeden, keşide yeri olmayan, bu nedenle resmi belge sayılmayan çek nedeniyle sanıkların ayrı ayrı özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delil yetersizliği gerekçesiyle beraatlerine kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.