Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23234 E. 2013/6574 K. 10.04.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 01.02.2024 21:27
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23234
KARAR NO : 2013/6574
KARAR TARİHİ : 10.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ...'ün kız kardeşi olan sanık ...'na ait yeşil kartı kullanarak 14.07.2005 günü ... Devlet Hastanesi Genel ... servisine sol memede kitle tanısıyla yatış yaptığı ve ameliyat olduğu, 21.07.2005 günü taburcu olmak için de diğer kız kardeşi sanık ...'e ait nüfus cüzdan fotokopisini ibraz ettiği esnada durumun tutanakla tespit edildiği ve 158,38 TL hastane masrafının aynı gün sanık ...'den tahsil edildiği olayda; gerek dosya içerisindeki yeşil kart ve nüfus cüzdan fotokopisindeki resimlerin sanık ...'ye ait olmadığının, gerekse ... ...'e ait nüfus cüzdan fotokopisindeki
isimle, ...'na ait yeşil karttaki ismin karşılaştırılmasında, aynı kişiye ait olmadıklarının kolaylıkla anlaşılabileceği, belgeler üzerinde gerekli kontrolü yapmakla yükümlü olan zabıt mümzii hemşireler tarafından da bu hususların ilk bakışta anlaşıldığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun hile unsurunun oluşmadığı gözetilerek, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 10.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.