YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23314
KARAR NO : 2013/6965
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, Gülhane parkında büfecilik yapan katılan ile tanışan sanığın, Eminönü Belediye’sinde hatırı sayılır tanıdığı ve belediye başkanının danışmanı olduğunu ve isterse kendisine bir büfe yeri alabileceğini söyleyerek katılandan 50.000 TL istediği, katılanın da büfe yeri temin ederek büfeye ortak olacağı düşüncesiyle 50.000 TL parayı sanığa verdiği, sanığın kendisini uzun süre oyalaması nedeniyle katılanın sanıktan parasını istediği ve sanığın 40.000 TL parayı katılana iade ettiği ancak kalan 10.000 TL parayı vermediği iddia edilen olayda;
5237 sayılı TCK’nın 158.maddesinin 2.fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği, somut olayda ise; sanığın, belli bir kamu görevlisi yanında hatırı sayıldığından ve ilişkisi olduğundan bahsetmeksizin, Eminönü Belediye’sinde hatırı sayılır tanıdığı olduğunu ve belediye başkanının danışmanı olduğunu söyleyerek menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin 5237 Sayılı TCK.nın 157. maddesinde yer alan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı kanunun 158/2 maddesi gereğince hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre de ;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle 120 gün olarak belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.