Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23318 E. 2013/6288 K. 08.04.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 11:33
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23318
KARAR NO : 2013/6288
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın Fortuna isimli şirketin sahibi olduğu, yurt dışından sigara, çay vs. alıp, yine bu malları yurt dışına satma işiyle uğraştığı, daha sonra sigara ticareti işi nedeniyle sanıkla katılanın ortaklık yapmaya başladıkları, ilk parti malları Irak'a gönderdikleri, bu malın parasının gelmemesi üzerine, sanığın, katılanın zararını karşılamak üzere kendisine bir senet verdiği, katılanın, bundan sonra malları kendisinin belirleyeceği yere gönderilmesini istemesi nedeniyle, sigaraların Irak'ta Dindar ... isimli kişiye gönderildiği, burdan gelen paranın kime, ne zaman, ne şekilde ödeneceği konusunda taraflar arasında ihtilaf çıktığı, katılanın, havale ile gelen paranın sanık tarafından kendi hesabına aktarıldığını belirterek ve bu şekilde
katılanın zararına işlem yapılarak nitelikli dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia edildiği olayda, sanıkla katılan arasında bir ticari ilişki bulunması, malın veya paranın teslimi ile ilgili herhangi bir hilenin kullanılmaması nedeniyle, söz konusu iddiaların, taraflar arasında hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu dikkate alınarak, nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 08/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.