Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23352 E. 2013/7849 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23352
KARAR NO : 2013/7849
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın suç tarihinde müşkeki …’ya ait lokantayı tanık …’e ait Türk Telekom Bayiinden arayarak, … Eczanesine 5 adet dürüm ve 100,00 TL para üstü istediği, müştekinin de yanında çalışan işçi çocuk … ile birlikte söz konusu 5 adet dürüm ve 85,00 TL para üstünü gönderdiği, … ‘in de … Eczanesi önünde para ve dürümleri sanığa teslim ettiği, sanığın da dürümleri polis karakoluna götürmesi için işçi çocuğa karakola gönderdiği ve para üstünü alarak olay yerinden uzaklaşmak suretiyle müşteki …’yı telefonla iradesini sakatlamak suretiyle dolandırarak maddi menfaat temin ettiği, sanığın birkaç gün sonra yine müştekil …’a ait kasabı tanık …’in işyerinden arayarak …İşletmesinin önüne 10 TL’lik et ve 100,00 TL para üstü istediği, müşteki …’in de 10 TL’lik et hazırlayarak kardeşi olan müşteki … ile birlikte 90,00 TL para üstünü gönderecekken Telekom İşletmesi sahibi tanık …’in, daha önceki olaydan dolayı yürütülen tahkikatta kamera görüntülerinden sanığı tanıdığı için, müşteki …’i arayarak et isteyen şahsın dolandırıcı olduğunu olayı emniyete haber verdiğini, sanığı yakalatmak için eti ve para üstünü göndermesini söylediği, daha sonra sanığın eti ve para üstünü alamadan kolluk görevlileri tarafından yakalandığı ve bu ikinci eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının iddia edidiği somut olayda;
1-Sanığın müşteki …’nın zararını kovuşturma aşamasından önce mi sonra mı giderdiği kesin olarak tespit edilip, 5237 sayılı TCK’nın 168/1.Maddenin uygulanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılıp tartışılmadan, TCK’nın 168/1. maddesinden daha az ceza indirimini düzenleyen TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanmış olması,
2-Gaziantep 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/419 esas, 2006/454 karar sayılı ilamının , doğrudan verilen adi para cezasına ilişkin olup, miktar itibariyle de kesin olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3-Sanığın, …’ı aradıktan sonra pişman olup ilçeyi terk ederken yakalandığını savunması, tanık … ‘in kolluk ifadesinde sanığın …adlı işyerinin önüne gedikten sonra, ilçe merkezine doğru ayrıldığını bildirmesi, yine müşteki … ‘ın kolluk ifadesinde sanığın siparişi üzerine belirtilen yere gittiğinde sanığı göremediğini, tanık …’in sanığın gittiğini söylediğini ifade etmesine rağmen adı geçen tanık ve müştekinin kovuşturma aşamasındaki ifadelerinde bu hususun sorulmamaması, mümzi tanıkların ifadelerinde sanığın …adlı işletmenin önünden ayrıldığının belirtilmesi üzerine takip üzerine yakaladıklarını beyan etmeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeksizin tespiti ve müşteki …’a yönelik eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 36. maddesi gereğince gönülü vazgeçme kapsamında kalıp kalamadığının belirlenmesi için, sanığın yakalandığı yerin tam olarak tespiti ile …adlı işyerine göre konumu kesin olarak tespit edilip, suç işlemekten vaçgeçme iradesinin oluşup oluşmadığı belirendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, yazılı şekilde eksik inceleme ie mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.