Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23377 E. 2013/6787 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23377
KARAR NO : 2013/6787
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMES :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Sanık …’ın katılan şirkete ait olan ve satış için kendisine teslim edilen sigaraları satmamasına rağmen satmış gibi göstererek faturalarını şirket muhasebesine verdiği, sanığın sigaraları faturalarda belirtilen şirketlere satmadığı, faturaların gerçeği yansıtmadığı, 51.000 TL tutarındaki sigaranın sanık tarafından mal edinildiği olayda “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın soruşturma aşamasında bir kısım sigara kartonlarının yerini göstermek suretiyle kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, hakkında TCK.nun 168/4 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen katılana rızasının bulunup bulunmadığının sorulmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.