Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23399 E. 2013/8097 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23399
KARAR NO : 2013/8097
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İki ayrı Ürün Sipariş Sözleşmesi kapsamında iki ayrı keşide tarihli çek yaprağı verilmek suretiyle katılan şirkete karşı aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlendiği dosya kapsamından anlaşılması nedeniyle TCK’nın 43. maddesinin tatbik olunmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I)”Nitelikli dolandırıcılık” suçundan hakkında “mahkumiyet” kararı verilen sanık …’ın temyizinin incelenmesinde:
Sanığın (yokluğunda verilip 6.12.2010 tarihinde bizzat tebliğ olunan) 8.10.2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 15.12.2010 havale günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II)”Nitelikli dolandırıcılık” suçundan sanık … hakkında verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyizine gelince:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; …İnşaat … Ltd. ünvanlı şirketi devralan ve ortaklarından biri olan birleştirilen dosyanın sanığı-şirket müdürü…ile bu şirkette işçi olarak çalıştığını söyleyen ve fakat … 1. Noterliğinden 5.5.2005 tarih ve 6132 yevmiye no’lu genel vekaletnamesi ile şirket adına çek keşide etme yetkisi de bulunan sanık …’nın, katılan … Makina… Koll. Şti. ile irtibata geçip kendilerini faal ticaretle uğraşan yasal şirket temsilcileri olarak tanıtıp ilk etapta 27.7.2005 tarihli “Ürün Sipariş Sözleşmesi” kapsamındaki “Güneş Enerji Sistemleri” alımına karşılık suça konu 10.10.2005 keşide tarihli…no.lu 18.790 TL. bedelli çeki piyasadaki tabiriyle “vadeli” olarak verdikleri, bilahare 22.8.2005 tarihli sözleşme kapsamında da suça konu 30.10.2005 keşide tarihli … no.lu 26.490 TL bedelli çek yaprağını verdikleri her iki çekin de 10.10.2005 tarihinde bankaya ibrazında karşılıklarının bulundurulmadığı, …İnşaat… Ltd. ünvanlı şirketin benzer ticari dolandırıcılık olaylarında paravan olarak kullanılmak üzere devralındığı, sanık …’ın şirket müdürü olarak ….. 30421-0385 no’lu … Şubesi hesabından çek karnesi alıp 5.5.2005 tarihinde genel vekaletname verdiği sanık … ile fikir ve eylem birliği içinde, dosya kapsamı itibariyle en başta varolan suç kastıyla hareketle piyasadan mal alıp karşılıklarını bulundurmadıkları çekleri ilgililere vermek suretiyle “nitelikli dolandırıcılık” suçunu işlediklerini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıdaki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin hukuki ihtilâf olduğuna, mahkumiyete yeter delil olmadığına, tekerrür uygulamasının yanlış olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2.5.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.