YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23412
KARAR NO : 2013/8250
KARAR TARİHİ : 03.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanıkların birlikte bir plan dahilinde hareket ederek, sanık …’in müştekiye yaklaşarak kendisinin kamyon şoförü olduğunu söyleyip buralarda çok bayan var bakmak ister misin diyerek bir apartmana götürdüğü, sanığın içeri gireceği sırada diğer sanığın gelerek hızlıca bir kimlik gösterip sivil polis olduğunu söyledikten sonra “kadınlara mı geldiniz, sizi gazeteye verip rezil edeceğim” diyerek müştekinin ve diğer sanığın kimliklerini aldığı, sahte olup olmadığını kontrol edeceğini söyleyerek sanığın cebindeki parayı çıkarttığı, bu para az, çok para olmazsa ailelerinize söylerim deyip cep telefonu ile karakoldaki bir amir ile görüşüyormuş gibi konuşmalar yaparak ceplerindeki para az kredi kartından çekip camiye yardım yapacağım dediği, müştekiyi tutar şekilde müştekinin kredi kartının ait olduğu banka atm’sine doğru yürürken bu tür olaylar nedeniyle araştırma yapmakta olan polisler tarafından yakalandıkları anlaşıldığından sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 157/1 maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı madde ile hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de; TCK’nın 158/1-b maddesinde öngörülen suçlara bakmanın Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev ve yetkisinde olduğu düşünülmeden görevsizlik kararı yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.