Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23562 E. 2013/7161 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23562
KARAR NO : 2013/7161
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, eşinin kendisine ait taşınmazın satışı konusunda sanık …’a yetki verdiği Sarıyer 2.Noterliğine ait 08.01.2007 tarih ve 000131 yevmiye numaralı vekaletname, adıgeçen şahsın 12.01.2007’de vefat etmesi nedeniyle geçersiz hale geldiği halde sözkonusu vekaletnameye istinaden kamu kurumu niteliğindeki Tapu Sicil Müdürlüğünü aracı kılarak, Üsküdar 1.Bölge, …,… nolu bağımsız bölümü muvazaalı bir şekilde 16.01.2007 tarihinde sanık …’e satarak atılı nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiası ile açılan davada,
1-Sanık … yönünden yapılan incelemede;
Sanığın bahsi geçen taşınmazı vekaletname ile yetkilendirilmiş kişiden aldığı, sözkonusu belge ile temsil edilen kişinin hayatta olup olmadığını bilmesinin gerekmediği anlaşıldığından sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … açısından yapılan incelemede;
Eşinin hastalığı sırasında aldığı vekaletnameye dayanarak, onun vefatından sonra tapuda yaptığı satış işlemi ile eşi adına kayıtlı taşınmazı satarak diğer mirasçılar zararına kendisine haksız menfaat temin etmekten ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 158/1-d maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.