YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23563
KARAR NO : 2013/8098
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mesir Vergi Dairesi mükellefi olarak fırıncılık faaliyeti bulunan sanığın, hakkında beraat kararı verilen diğer sanık-eşi Hülya’dan aldığı… 3. Noterliğince 28.02.2002 tarihinde düzenlenmiş görünen 1601 yevmiye sayılı “… çek hesabı açtırma… çek keşide etme…” yetkilerini de havi vekaletnameye dayanarak Garanti Bankası… Şubesinde açtırdığı 6693104-9 no’lu hesaptan aldığı çek karnelerinden birine dahil olan suça konu 05.06.2005 keşide tarihli 0153274 seri no’lu çek yaprağını, katılan şirketten aldığı un bedeli olarak, ön yüz yazı ve rakamlarını ve kesideci Hülya imzasını, kimliği belirlenemeyen ücüncü bir şahsa yazdırıp- attırarak sahte olarak düzenletip, çekin sahteliğini bilerek cirolayıp katılan şirket pazarlamacısına vererek, başlangıçta olan “ödememe kastı” doğrultusunda ibraz tarihinde çekin karşılığını bulundurmayıp ödememek suretiyle haksız yarar sağlamak eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Aşamalardaki değişmez anlatımlarında sanığın, “ticari ilişki içinde bulunduğu katılan … Gıda… Ltd. Şirketinin pazarlamacısı…a vermek üzere hazırladığı suça konu çeki teminat mahiyetinde ön yüzü tamamen boş olarak ve fakat ilk ciro imzasını atarak bulundurduğunu, şahsın keşidecinin imzasının tamamlanması gerektiğini söylemesi üzerine eşine imzalatmak için işyerinde dosyaya koyduğunu bilahare cezaevine girdiği bir dönemde bu çekin ilk hali itibariyle teminat olarak alınıp götürülmüş olduğunu, bu durumun tahminen 2002 yılında gerçekleşmiş bulunduğunu, iddianın aksine belli bir ön teslimine karşılık verilmediğini, şiketin bilahare çeki istediği gibi doldurarak işleme koyduğunu, atılı suçların unsurlarının oluşmadığını” savunması karşısında; öncelikle dosyada fotokopisi görülen 28.02.2002 tarihli vekaletnamenin ilgili noterden teyid ettirilmesi, ilgili banka şubesinden de suça konu çek yaprağının dahil olduğu “çek karnesinin” hangi tarihte bankadan teslim alındığının, kayıp-çalıntı ihbarının bulunup bulunmadığının sorulması ve tesellüme dair belgenin onaylı fotokopisinin istenmesi, tarafların ticari defter ve kayıtlarının uzman bilirkişiye incelettirilerek suça konu çek yaprağının firma-şirket kayıtlarına giriş-çıkış tarihlerinin hangi mal teslimi karşılığı verilmiş-alınmış olduğunun araştırılması, sanığın savcılık ifadesinde adını “…” olarak bildirdiği katılan şirket pazarlamacısının kimliğinin belirlenerek iddia ve savunmalar doğrultusunda usulünce tanık olarak dinlenmesi 06.07.2006 tarihli jandarma ifadesi olan …ın da çekin katılan şirkete intikali ve intikal tarihi hususunda tanık sıfatıyla beyanının alınması, sanık ile katılan şirket arasında alım-satım geçmişinin soruşturulması,… 3. İcra Dairesinin 2005/3489 E. sayılı dosyasının getirtilip incelenmesi, sanığın çekle ilgili itirazı olup olmadığının ortaya konulması, çekin piyasadaki tabiriyle “vadeli çek” olarak verilip verilmediğinin suç tarihinin ve buna göre uygulanacak TCK’nun belirlenmesi açısından açıklığa kavuşturulması ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.