YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23564
KARAR NO : 2013/7151
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın doğrudan gelir desteği başvurusu sırasında müşteki …’a ait 201 ada 92 Parsel sayılı taşınmazıda kendisine ait araziler arasında bildirdiği, eşi …’a ait arazilerle ilgili olarak aldığı “muvafakatname-2” başlıklı belgedeki mühür ve imzanında ilgili köy muhtarına ait olmadığı halde sözkonusu belgelere istinaden doğrudan gelir desteği almak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği gerekçesiyle açılan davada;
Sanığın “C- Arazi Bilgileri” formuna Kül köyde bulunan taşınmazlarını yazarken maddi hata yapmış olduğunu, yine her köyle ilgili belgeleri sırası ile muhtarlara götürüp
imzalattığını, kendisinin sahtecilik yapmadığını, Kül köyde bulunan arazileri ile ilgili formun belki bu sırada yanlışlıkla bir başkası tarafından imzalanmış olabileceğini belirtir savunması, Kül köyde bulunan taşınmazlar ile ilgili C-Arazi Bilgileri formu incelendiğinde sanığa ait 201 ada 82 parselin formda yer almadığı, onun yerine müşteki …’a ait 201 ada 92 parselin yazılı olduğu, belirtilen parsellerden sanığa ait olanın yüz ölçümünün daha büyük olduğuda gözetildiğinde, yazım sırasında maddi hata ile bu durumun oluşmasının mümkün bulunduğu, yine aynı formda yer alan taşınmaz bilgilerinin tapu kayıtları ile tamamı ile uyuştuğu, ayrıca bir kısım arazilerin sahibi bulunan sanığın eşinin imzalamış olduğu muvafakat belgesini muhtar olan sahıstan farklı bir kişiye imzalatmasında hukuki yararı bulunmayıp bu farklılığın sanık tarfından gerçekleştirildiği sabit, olmadığından sanığın yüklenen suçlardan beraatına ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.