Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23650 E. 2013/7050 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23650
KARAR NO : 2013/7050
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, karşılıksız çek keşide etmek

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın katılandan aldığı kömür karşılığında suça konu keşide yeri açık şekilde belli olmayan şekilde K.eli olarak yazılan çeki verdiği olayda;
Sanığın eylemi nedeniyle hem dolandırıcılık hemde karşılıksız çek keşide etmek suçlarından iddianame ve ek iddianame ile dava açıldığı, eylemin ikiye bölündüğü, 5271 Sayılı CMK.nın 225.maddesine göre, hükmün konusunun iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil olması karşısında, suç vasfından beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeden, tek olan eylem ikiye bölünerek hem vasıftan beraat, hem de mahkumiyet kararı verilmesi,

Kabule göre de;
1-Sanığın keşide edip borcu karşılığı verdiği çekteki keşide yerinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık olmamasının tek başına dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı, bu hususun borcun ödenmemesi kastı ile yapıldığının tespiti bakımından, sanığın bu şekilde keşide ettiği çeklerle ilgili icra dosyalarının tespiti ile getirtilip incelenerek sanığın sorcunu ödememek için bu hususu gerekçe gösterip göstermediği, belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.