Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23655 E. 2013/7184 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23655
KARAR NO : 2013/7184
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılana ait evi içinde eşya olduğu halde emlakçı vasıtasıyla kiraladığı, kira, elektrik ve su boçlarını ödemediği için evden taşınırken evde bulunan katılana ait eşyalarıda götürdüğü ve daha sonra iade etmediği olayda, mahkemenin güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 58. Maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Tebliğnamede, yargılandığı suçtan başka yerde tutuklu bulunan sanığın, mahkemesinde sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeden,5271 sayılı CMK’nın 196. Maddesine aykırı olarak talimatla alınan savunmasıyla yetinilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı belirtilmiş ise de, talimat suretiyle ifadesi alınan başka suçtan tutuklu sanığın, yasal haklarının hatırlatılmış olması, savunmasını yapacağını belirterek savunmasını yapmış olması, esas mahkemesi huzurunda ifade vermek istediğine ilişkin bir talebinin olmaması karşısında bozma isteyen tebliğnemedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 61/8 maddesine aykırı olarak, hapis cezasının yanında öngörülen adli para cezasının, gün üzerinden tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden doğrudan adli para cezasına hükmolunması ve hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 155/1, 62, maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 375 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ”5237 sayılı TCK’nın 155/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.