Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23704 E. 2013/7001 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23704
KARAR NO : 2013/7001
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Nisan Turistik Tesisler Gıda Servis Hizmetleri Ltd. Şirketinin yetkilisi olan sanığın, kömür ve içme suyu ticareti ile uğraşan katılanla su dağıtımı konusunda bayilik ilişkisinin bulunduğu, sanığın katılanla aralarındaki ticaret ilişkisi nedeniyle vermiş olduğu bazı çeklerin karşılıksız çıkması katılanın yaptığı icra takipleri sonucu aralarında borçların ödeneceği ve icra takiplerin kaldırılacağına protokol düzenledikleri, sanığın borçlarına karşılık nasıl temin ettiği tespit edilemeyen 05.04.2009 keşide tarihli 20.000 TL bedelli sahte düzenlenmiş çeki, bu özelliğini bilerek katılana iletilmek üzere sekreteri olan tanık … vasıtasıyla katılanın oğlu tanık …’e verdiği, tanık … ‘ın çeki kontrol ettirmek için bankaya gittiğinde çekin sahte olduğunun anlaşıldığı ve sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında katılanla aralarında ticari ilişki nedeniyle karşılıklı olarak
borçlarının ve alacaklarının ödenmesi konusunda anlaştıklarını, birbirleri aleyhine açılan davalardan ve icra takiplerinden vazgeçtiklerini, suça konu çeki kendisinin ya da yanında çalışan … ‘in vermediğini, ticaretle uğraşan bir kişinin herhangi bir makbuz veya belge almadan cirosuz çeki devir almasının söz konusu olamayacağını, çekteki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını beyan ettiği, tanık … ‘in de sanığın bu savunmalarını doğrulayan beyanlarda bulunduğu, Adli Tıp Kurumu’nun 02.12.2009 tarihli raporuna göre, suça konu çek üzerinde yazı, rakam ve imzaların sanığın ve sanığın yanında çalışan …’in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, çekte sanığın ve yanında çalışan tanık …’in cirosunun da bulunmadığı, ticari hayatta bir çekin cirosuz alınmasının ticari teammüllere ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumda sanığın savunmasının aksine cezalandırılabilmesine yetecek ölçüde, katılanın soyut iddialarından başka her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilmediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.