YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23721
KARAR NO : 2013/7003
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yüksekten düşme sonucu 5 yaşındaki oğlunu tedavi ettirmek için Elbistan Devlet Hastanesine götüren sanık …’nin, oğlunun yeşil kartının bulunmaması nedeniyle akrabası olan diğer sanık …’in oğluna ait yeşil kartı hastane yetkililerine vererek tedavisini yaptırdığı ve sanıkların bu şekilde katılan kurumu tedavi gideri olan 164,59 TL zarara uğratarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; Yeşil Kart Bürosu’nun 17.06.2008 tarihli yazısına göre sanık … ve diğer aile bireylerinin 11.01.2007 tarihinde yeşil kart almaya hak kazandıkları ancak yeterli sağlık karnesi olmadığından peyder pey yeşil kart
verildiği ve karnelerin aktif olduğunun belirtilmesi karşısında, katılan kurumun herhangi bir zararı söz konusu olmayacağından unsurları bakımından oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık … yararına, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasına “Sanık …’in kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.100 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.