YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23834
KARAR NO : 2013/8113
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … ile …’in resmi nikah olmaksızın aynı evde birlikte yaşadıkları, sanık …’in tanık…’den müştekinin müsait birisiyle evlenmek istediğini öğrenmesi üzerine bu iş için birlikte yaşadığı diğer sanık …’yi teklif ettiği, müştekinin ve akrabalarının sanıklarla buluşup konuştukları, sanık …’nin 5 adet bilezik, yüzük, küpe ve 6000 TL karşılığında evlenmeyi kabul ettiği, bunun üzerine müştekinin 6000 TL parayı sanık …’e, 5 adet bilezik, yüzük ve altın küpeyide sanık …’ye verdiği, akabinde resmi nikah yapılmadan müştekinin sanık … ile birlikte ikamet ettiği… İlçesine geldiği, iki gün sonra müştekinin evden ayrılıp televizyon tamircisinin yanına gitmesini fırsat bilen sanık …’nin evde bulunan bir kısım para ile yine müşteki tarafından kendisine verilen altınları alarak evden kaçtığı olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5271 sayılı CMK’nın 191/1.maddesine aykırı olarak iddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmanın açılıp yargılamaya başlanılması, sanık …’in … 2.Asliye Ceza Mahkemesince savunmasının alındığı talimat zaptında duruşmaya katılan Cumhuriyet savcısının adı ve sicil numarası ile celse tarihinin yazılmaması suretiyle CMK’nın 220. maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili görülmediğinden bu hususlarda bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
1- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
Sanık hakkında verilen hapis cezası ertelendiği halde, TCK’nın 53/3. maddesine aykırı olarak TCK’nın 53/1.maddesinin c fıkrasındaki alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri içeren haklardan yoksunluğa hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı yasanın 53/1.maddesinin c fıkrasıyla ilgili kısmın çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.