Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23949 E. 2013/7083 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23949
KARAR NO : 2013/7083
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanıklardan …’nun, adına düzenlenmiş yeşil kart sağlık karnesi olduğu, ancak 16/03/2007-21/09/2007 tarihleri arasında vizesinin bulunmaması nedeniyle diğer sanık …’ya ait olan yeşil kart sağlık karnesi ile 09/08/2007 tarihinde Dr. … Baran Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde doğum yaptığı, taburcu işlemleri sırasında bu sağlık karnesinin provizyon vermemesi üzerine, senet yapılmak suretiyle yeşil kart sağlık karnesinin fotokopisi alınarak sanık …’in taburcu edildiği, daha sonra …’in, Selma’nın yeşil kart sağlık karnesine kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle hastaneye müracaat ettiği, hastane görevlileri tarafından yatışta verilen yeşil kart fotokopisi ile sonradan getirilen yeşil kart aslındaki fotoğrafların farklı olduğunun tespit edilmesi üzerine tutanak tutulduğu iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; doğum sonrasında kullanılan …’ya ait yeşil kart üzerinde şahsın kendi fotoğrafının bulunduğu, yeşil kart üzerindeki bilgilerde ya da
fotoğrafta her hangi bir değişiklik veya tahrifat yapılmadığı, sanıkların, inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte hileli davranışlarının bulunmadığı, basit bir incelemeyle ilk bakışta hastane görevlilerince yeşil kart sahibinin fark edilebileceği, yeşil kartın provizyon vermemesi üzerine fotokopisinin alınarak senet yapılmak suretiyle sanık …’in taburcu edilmesinden sonra, sanık …’ya ait yeşil kartın fotoğraf kısmına sanık …’in fotoğrafının yapıştırılarak hastaneye tekrar ibraz edildiğinde ise fotokopisi alınan yeşil karttaki fotoğraf ile ibraz edilen yeşil kart aslındaki fotoğrafın aynı kişiye ait olmadığının ilk bakışta hastane görevlileri tarafından anlaşıldığı, yeşil karta sonradan yapıştırılan fotoğraf üzerinde soğuk damga ve mühür izinin bulunmaması nedeniyle iğfal kabiliyeti bulunmadığı anlaşıldığından, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.