Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24000 E. 2013/6980 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24000
KARAR NO : 2013/6980
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, unsurları tam olan suça konu çeki keşide edip yeğeni Yüksel Işık’a verdiği, … ‘ın da aldığı mal karşılığı bu çeki cirolayarak mağdura verdiği, keşideci olan sanığın, ilgili çeki yeğenine hatır çeki olarak tanzim ettiğinden ve sonrasında çekin üçüncü kişi olan mağdura devredilmesinden bahisle ilgili bankaya ödemeden men talimatı verdiği, mağdurun çeki bankaya ibraz etmesi ve bedelini alamaması nedeniyle şikayetçi olduğu ancak borcun kendisine dava açılmadan önce ciranta Yüksel Işık tarafından ödenmesi nedeniyle şikayetçi olmadığını açıkladığı olayda; sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair yeterli
delil bulunmadığından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
TCK 158/1-f maddesine 29.06.2005 tarih ve 5377 sy. ile getirilen ve cezanın alt sınırını 3 yıla çıkartan düzenlemenin suç tarihi olan 30/06/2005 tarihinden sonra, 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe girmesine ve hüküm fıkrasında teşdit nedeninin olmadığının belirtilmesine rağmen cezanın 2 yıl yerine 3 yıl olarak belirlenmek suretiyle sanık hakkında fazla tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.