Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24010 E. 2013/7888 K. 29.04.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 01.02.2024 19:17


YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24010
KARAR NO : 2013/7888
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın katılana ait şirkette pazarlama elemanı olarak çalıştığı, çalıştığı dönem içerisinde zimmetle aldığı ürünleri satmış gibi gösterip, bunlarla ilgili olarak 17 adet toplam bedeli 24,900 YTL tutarında sahte satış sözleşmesi düzenlediği, satış sözleşmelerinin hayali kişiler adına düzenlenmesi nedeniyle mal bedellerinin şirket tarafından tahsil edilemediği gibi sanığın teslim aldığı malları da iade etmediği olayda;
1- Özel belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükme yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden kurulan hükme yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "100 gün", "125 gün",”104 gün” ve "2080 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün", "6 gün", “5 gün” ve "100 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.