YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24067
KARAR NO : 2013/7261
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, tanık …’nin çalıştığı restauranta gelerek 100 TL verip bozdurmak istediği, tanığın sanığa bozuk olmadığını, yan taraftaki restaurantlara gitmesini söylemesine rağmen sanığın gitmeyip bazı içecekler alacağını söylediği, sanığın 100 TL’yi kasanın üzerine bıraktığı, tanığın paranın üzerini hazırlayıp sanığa verdiği ancak daha sonra 100 TL’nin kasanın üzerinde olmadığını gördüğü, bu sırada sanığın onu da almış olmasından şüphelendiği, zira şahsın hızla uzaklaşmaya başladığı, tanığın sanık …’nin peşinden seslendiği fakat sanığın
durmadığı, tanığın güvenliğe haber verdiği, üst kattaki güvenliğin şahsı yakalayamadığı, telsizle alt kata bildirildiği, sanığın alt katta yakalandığı olayda “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın suça konu menfaati elde edilmesiyle tamamlandığı gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini ve adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.