Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24090 E. 2013/7268 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24090
KARAR NO : 2013/7268
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın ticari ilişkisi çerçevesinde mal aldığı katılana 15/12/2006 keşide tarihli ve 5.000 TL bedelli çeki keşide yerini yazmayarak verdiği, sanığın suç kastının mahkemece değerlendirilemesi için açıldığı belirtilen kamu davasında; ticari faaliyet esnasında verilen çekte keşide yerinin olmadığının katılan tarafından bilinmesinin mümkün olmasına rağmen çekin kabul edildiği, çekin karşılığı olmadığının anlaşılması üzerine şikayette bulunulduğu, kaldı ki çek vasfını yitirmesinden dolayı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapılamayacak ise de adi senet vasfındaki çeklerle
ilgili olarak icra takibi yapılabileceği, çekte keşide yerinin olmamasının tek başına dolandırıcılık suçunu oluşturacak şekilde hileli hareket olarak kabul edilemeyeceği, sanıkla katılan arasında uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.