Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24114 E. 2013/8061 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24114
KARAR NO : 2013/8061
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve müşteki Mustafa Yusuf Kırbudak’a yönelik olarak işlediği dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılan ….’a ait … G.O.Paşa şubesine ait çek hesabından 10/03/2007 Keşide tarihli 9000 TL bedelli çeki doldurup kumaş satın alarak müşteki …..’a verdiği yine aynı hesaba ait çeklerden 15/06/2007 tarihli 13750 TL bedelli çeki de müşteki …’a verdiği bu çekler üzerinde yapılan iki ayrı inceleme sonucunda 9000 TL miktarlı çekin ön yüzündeki keşideci ve 4. Cirantacıya ait imzaların …’in eli ürünü olduğu tespit edildiği, 13750 TL miktarlı çekin keşideci imzasının …’in imzası arasında benzerlik olduğunun tespit edildiği ayrıca bu çekin orjinal çek olup çekin bir bütün olarak bir kimyasal maddeye mağruz bırakıldığı ve yazıların fiziksel yöntemle silinerek yeniden bu yerlere yazı ve rakamların yazıldığı, dolayısıyla çekte kısmi sahtecilik yapıldığının tesbit edildiği sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın yakalama üzerine savunmasının alındığı ve yakalama belgesine iddianamenin eklendiği ve mahkemeye neler yapılması istendiğinin açıkça yazıldığı talimat mahkemesinde yakalama ekindeki bilgilerin zapta geçildiği
sanığın da buna göre savunma hakkını kullandığı anlaşıldığından tebliğnamedeki 1 nolu düşünceye; sahtecilik suçundan sanık hakkında TCK’nın 204.maddesinin iki kez uygulanmasının istenmesi karşısında sanık lehine TCK 43.maddenin uygulanması için ek savunma verilmesine gerek duyulmadığı ve tüm dosya kapsamından mahkeme uygulamasında bir yanlışlık bulunmaması karşısında tebliğnamedeki 2 nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın 5237 sayılı TCK’nun 158/1-f maddesinin son fıkrası uyarınca adli para cezasının miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağının gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin, ONANMASINA,
2-Sanık hakkında müşteki …’a yönelik olarak işlediği dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Müşteki …’ın kovuşturma aşamasında şikayet ve delilleri tespit edilmeden ve sanığın teşhise uygun fotoğrafı çektirilerek Müşteki …’a gösterilip kendisinin 20/03/2007 tarihli ifadesinde “….. bu konu çeki tarihini hatırlamadığım bir zamanda işyerine iki şahıs geldi biz mermer alacağız dediler…Bende bunun üzerine çeki aldım…” şeklinde beyanda bulunmuş olduğundan suça konu 15/06/2007 tarih 13.750 TL bedelli çeki kendisine veren iki kişiden birinin sanık … olup olmadığı konusunda açık beyanı alınmadan eksik araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.