Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24228 E. 2013/9019 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24228
KARAR NO : 2013/9019
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Düşme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Üst Cumhuriyet Savcısı’nın, 12.03.2008 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı CMUK’un 310/3 maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra 15.04.2008 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Güveni kötüye kullanma suçunda ise, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.

Mağdurun aracını satın almak isteyen sanığın, aracı denemesi gerektiğini söyleyerek suça konu araca binerek uzaklaştığı ve aracı geri getirmediği, mağdurun sanık hakkında karakola başvurmasından sonra aracı … İlinde otogarın arkasına bıraktığını söylemesi üzerine, mağdurun belirtilen yerden aracını aldığının iddia edildiği olayda; mağdurun ve tanık …’in aşamalardaki ifadelerinde, sanığın, aracı satın almak maksadıyla denemek için aldığını ancak geri getirmediğini beyan etmeleri, mağdur tarafından aracın zilyedliğinin devredilmediğinin anlaşılması karşısında, eylemin “hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunun kabulü ile şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.11.2007 gün ve 248-251 ve benzeri kararları ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununda mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK.nun 193/2. maddesinin dosya kapsamına göre ilk bakışta mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sanığın sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.