Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24266 E. 2013/8434 K. 07.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24266
KARAR NO : 2013/8434
KARAR TARİHİ : 07.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar … ve …’nun fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek, katılanın satılığa çıkardığı otomobilini 1.200,00 TL peşin para verip kalanı için ise 9.200,00 TL bedelli iki ay vadeli bono vererek satın alıp, kısa süre içerisinde satıp ellerinden çıkararak ortadan kaybolmaları şeklinde geliştiği iddia olunan olayda, katılanın tekrar dinlenerek pazarlık ve satış işlemlerinin bonoda sanıkların iş adresi olarak gösterdikleri yerde yapılıp yapılmadığı, yapılması halinde, sanıkların bu adreste hangi tarihte ticari faaliyet başlayıp hangi süre ile bulunduklarının, komşularınca nasıl tanındıklarının araştırılması, bonoda kefil olarak gösterilen … isimli şahsın ayrıntılı olarak sanıklara da sorularak araştırılarak gerçek bir şahıs olup olmadığının belirlenmesi ve dinlenilerek müştekiyle yüzleştirilmesinin sağlanması, gerçek kişi olmaması halinde beraat eden diğer sanıkların yeniden müştekiye gösterilerek kefil olan kişinin bu sanıklardan olup olmadığının belirlenmesi, bononun işleme konulup konulmadığı, dolayısıyla olayın hukuki ihtilaf boyutunda kalıp kalmadığının gerekçede tartışılması suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanıklar … ve …’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.