YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24268
KARAR NO : 2013/8188
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’in daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, bu sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Mağdurun yolda yürüdüğü sırada otomobilleri ile mağdura yaklaşan sanıkların, kendilerinin Almanya’dan geldiklerini, …’den ev aldıklarını, gelirken yolda kaza yapmaları nedeniyle fakir birilerine hayır yapmak istediklerini söyledikleri, mağdurdan tanıdığı fakir birilerinin olup olmadığını sordukları, mağdurun çevrede fakir fukara bulunduğunu söylemesi üzerine sanıklardan birinin mağdurun da göreceği şekilde cebinden cüzdanı ile birlikte tomarı ile para çıkarıp mağdurdan üzerinde bozuk para olup olmadığını sordukları, mağdurun ilk etapta 20 TL vermesi üzerine başka var mı diyerek mağdurun cebinden çıkardığı 300 TL’yi de aldıktan sonra ona EURO diyerek 500 Peru parası verdikleri, sanıkların ilk etapta Almanya’dan geldiklerini söylemeleri nedeniyle verdikleri paranın EURO olduğunu düşünen mağdurun bu parayı aldıktan sonra, son zamanlarda bu şekilde dolandırıcılık yapıldığını bilmesi nedeni ile sanıklardan şüphelenerek verdiği parayı ellerinden çekip aldığı, kendisine verilen 500 Peru parasını da sanıklara iade ettiği olayda dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince hükmedilen 300 gün karşılığı adli para cezasından aynı yasanın 35/2.maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu ” 200 gün karşılığı adli para cezası” yerine yazılı şekilde “250 gün karşılığı adli para cezası” olarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, fakat, bu aykırılıkların, yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün teşebbüs nedeni ile indirime ilişkin kısmından “250 gün karşılığı adli para cezası” ibaresinin çıkarılarak yerine “200 gün karşılığı adli para cezası” ibaresi eklenmek; adli para cezasının TCK’nun 52/1. maddesi uyarınca paraya çevrilmesine ilişkin “5.000 YTL adli para cezası ile cezalandırılması” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılması” denilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince hükmedilen 300 gün karşılığı adli para cezasından aynı yasanın 35/2.maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu ” 200 gün karşılığı adli para cezası” yerine yazılı şekilde “250 gün karşılığı adli para cezası” olarak fazla ceza tayini,
b-Hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre “ hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı” hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.